Türkiye'nin önemli merkezlerinden Kilis, güncel gelişmelere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Son haftalarda Havaalanı konusu, okuyucularımızın en çok takip ettiği başlıklardan biri oldu. Aşağıda konunun tüm yönlerini mercek altına alıyoruz.
Kaynaklara göre, uçakların inip kalkmasına uygun, ancak normalde havaalanlarının sunduğu hizmetlerin pek azının bulunduğu arazi parçasına kontrolsüz hava alanı veya uçuş pisti denir. Büyük havaalanlarında kontrol kulesi, yolcu tesisleri (lokanta, bekleme alanları vb.), bakım tesisleri, hangarlar, kargo depoları, gümrük tesisleri, itfaiye ve acil müdahale bölümleri gibi birçok bölüm ve altyapı teşkilatını kapsayabilir. Askeri havaalanına hava üssü denir. Sırf helikopterler için olan havaalanlarına heliport denir.
Havaalanında hava araçlarının inip kalkması için en az bir yüzey (uçaklar için pist, helikopterler için heliped veya deniz uçakları için bir su kıyısı) bulunur, ayrıca genelde hava trafik kontrol kulesi, hangar, terminal binası gibi binalar da vardır.
Havaalanı, hava meydanı veya havalimanı; hava araçlarının kalkması ve inmesi için özel olarak hazırlanmış, hava araçlarının bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına, yolcu ve yük alınmasına ve verilmesine ilişkin tesisleri bünyesinde bulunduran yerlerdir.
Türkçede havaalanları için hava meydanı, uçak alanı, havalimanı terimleri de kullanılabilir, bunların en yaygın olanı havaalanıdır ('uçak alanı' Kuzey Kıbrıs'ta kullanılanılır). Tarihsel nedenlerden dolayı havaalanları ile ilgili resmî kuruluşların adlarında "hava meydanı" geçer (Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi) ve pek çok kanun ve yönetmelikte havaalanlarından "hava meydanı" terimi kullanılır. Türkiye'deki hava meydanlarının işletmesinden sorumlu olan DHMİ, bunları hava limanı ve havaalanı olarak ikiye ayırır. Ancak, bu terminoloji resmi belgelerde geçmişte tutarlı olarak kullanılmamıştır: örneğin "Hava Alanı: DHMİ tarafından işletilen hava limanları ve meydanları" olarak tanımlanır ve yöneticilerin adlandırılmasında havalimanlarının bir hava limanı baş müdürü
Çoğu dilde uçakların destinasyonuna iniş yapması, gemilerin limana yanaşmasına benzetilerek iniş kalkış yapılan yere "hava limanı" denir (örneğin airport, aéroport, flughafen, vs.). Bir havaalanının havalimanı teriminin kullanılabilmesi yerel sivil havacılık kurumunun tesciline bağlıdır (örneğin ABD'de Federal Havacılık İdaresi FAA veya Türkiye'de Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)). Türkiye'de bir havaalanının DHMİ tarafından havalimanı olarak tescil edilebilmesi için birden fazla pisti ve uçak yanaşma yeri bulunması, gece uçuşlarına açık, gerekli teknik donanım ve malzemeye sahip, hava trafiği yoğun olması gerekmektedir.
Şehir Perspektifinden Değerlendirme
A/G radio operatörlerinin ATC eğitimi yoktur ve "klerans" veya "direktif" verme yetkisine sahip değildirler. A/G radio operatörü yerdeki bir ofisten veya seyyar bir radyodan yayın yapıyor olabilir. A/G ofisleri AFIS veya ATC kadar donanımlı değildir ve AFIS kadar dahi yetkili değildirler. Örneğin AFIS gibi "take off at your discretion (kalkış kendi takdirinizdedir)" anonsu dahi yapamazlar. Ancak -tıpkı AFIS gibi- yetkili birimlerin mesajlarını hava araçlarına iletebilirler ve uçucular bu mesajlardaki direktiflere uymak zorundadır.
Robson, David, Dorothy Pooley ve Helena Hughes. The Air Pilot's Manual 7: Radiotelephony. 3. baskı. Cranfield. Aviation Theory Centre, 2009.
ACAS (İngilizce: Airborne Collision Avoidance System, Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleyici Sistem) ya da bilinen diğer adıyla TCAS (İngilizce: Traffic Alert and Collision Avoidance System, Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleyici Sistem), hava taşıtlarında transponder adı verilen bir çeşit tanımlama sistemini kullanarak pilotlara, diğer uçaklar ile çarpışmayı önlemek için "yüksel" veya "alçal" gibi ikazlar veren bir sistemdir.
ACAS sistemin genel adı, TCAS ise cihazın adıdır. 2006 yılında ACAS sistemi, Havada Çarpışma Önleyici Sistemler adı altında ICAO literatürüne yerleşmiştir.
El dokuması kilimlerin yanı sıra, ham iplikten yapılan bez, aba, maşlah, şal, çarşaf, yastık kılıfı gibi ürünlerin dokuma geleneği günümüzde sürdürülememiştir.
1850 senesinde Francis Rawdon Chesney, 12 bin nüfuslu olan Kilis'in çoğunlukla, çiftçi ve işçi kesimi oluşturan Türkmenlerden ve ayrıca Ermenilerden, Türklerden ve Kürtlerden oluştuğunu belirtmiştir. 1869 yılında Amerikan misyonerler Kilis'teki en yaygın dilin Türkçe olduğunu ve Arapçanın Türkçeyi de anlayan ama tercih etmeyen Rum kesim tarafından kullanıldığını gözlemlemişlerdir.
Pratik Öneriler ve Notlar
Sonuç olarak Kilis'nin bu alanda artan dinamizmi, hem yerel hem de bölgesel dengeler açısından önemli sinyaller veriyor. Önümüzdeki dönemde konunun nasıl şekilleneceği, hem yatırımcılar hem de vatandaşlar tarafından merakla bekleniyor.
Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Kilis'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.
Uçakların inip kalkmasına uygun, ancak normalde havaalanlarının sunduğu hizmetlerin pek azının bulunduğu arazi parçasına kontrolsüz hava alanı veya uçuş pisti denir. Büyük havaalanlarında kontrol kulesi, yolcu tesisleri (lokanta, bekleme alanları vb.), bakım tesisleri, hangarlar, kargo depoları, gümrük tesisleri, itfaiye ve acil müdahale bölümleri gibi birçok bölüm ve altyapı teşkilatını kapsayabilir. Askeri havaalanına hava üssü denir. Sırf helikopterler için olan havaalanlarına heliport denir.
Havaalanında hava araçlarının inip kalkması için en az bir yüzey (uçaklar için pist, helikopterler için heliped veya deniz uçakları için bir su kıyısı) bulunur, ayrıca genelde hava trafik kontrol kulesi, hangar, terminal binası gibi binalar da vardır.
Havaalanı, hava meydanı veya havalimanı; hava araçlarının kalkması ve inmesi için özel olarak hazırlanmış, hava araçlarının bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına, yolcu ve yük alınmasına ve verilmesine ilişkin tesisleri bünyesinde bulunduran yerlerdir.
Türkçede havaalanları için hava meydanı, uçak alanı, havalimanı terimleri de kullanılabilir, bunların en yaygın olanı havaalanıdır ('uçak alanı' Kuzey Kıbrıs'ta kullanılanılır). Tarihsel nedenlerden dolayı havaalanları ile ilgili resmî kuruluşların adlarında "hava meydanı" geçer (Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi) ve pek çok kanun ve yönetmelikte havaalanlarından "hava meydanı" terimi kullanılır. Türkiye'deki hava meydanlarının işletmesinden sorumlu olan DHMİ, bunları hava limanı ve havaalanı olarak ikiye ayırır. Ancak, bu terminoloji resmi belgelerde geçmişte tutarlı olarak kullanılmamıştır: örneğin "Hava Alanı: DHMİ tarafından işletilen hava limanları ve meydanları" olarak tanımlanır ve yöneticilerin adlandırılmasında havalimanlarının bir hava limanı baş müdürü
Çoğu dilde uçakların destinasyonuna iniş yapması, gemilerin limana yanaşmasına benzetilerek iniş kalkış yapılan yere "hava limanı" denir (örneğin airport, aéroport, flughafen, vs.). Bir havaalanının havalimanı teriminin kullanılabilmesi yerel sivil havacılık kurumunun tesciline bağlıdır (örneğin ABD'de Federal Havacılık İdaresi FAA veya Türkiye'de Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)). Türkiye'de bir havaalanının DHMİ tarafından havalimanı olarak tescil edilebilmesi için birden fazla pisti ve uçak yanaşma yeri bulunması, gece uçuşlarına açık, gerekli teknik donanım ve malzemeye sahip, hava trafiği yoğun olması gerekmektedir.
A/G radio, bazı ülkelerde ATC veya AFIS ünitesi olmayan ve işlek olmayan bazı hava meydanlarında uçuş emniyetini artırmak için verilen bir "bilgi" hizmetidir. A/G yer istasyonları "... radio" şeklinde çağrı adı alırlar.
Tarihsel veriler ışığında, a/G kısaltması İngilizce air/ground (hava/yer) sözcüklerini temsil eder. A/G radio frekansları ilgili ülkenin AIP'sinde yayınlanır. Eğer bir frekans tahsis edilmemişse safetycom vb. ortak frekanslar kullanılabilir.
a/G radio operatörlerinin ATC eğitimi yoktur ve "klerans" veya "direktif" verme yetkisine sahip değildirler. A/G radio operatörü yerdeki bir ofisten veya seyyar bir radyodan yayın yapıyor olabilir. A/G ofisleri AFIS veya ATC kadar donanımlı değildir ve AFIS kadar dahi yetkili değildirler. Örneğin AFIS gibi "take off at your discretion (kalkış kendi takdirinizdedir)" anonsu dahi yapamazlar. Ancak -tıpkı AFIS gibi- yetkili birimlerin mesajlarını hava araçlarına iletebilirler ve uçucular bu mesajlardaki direktiflere uymak zorundadır.
ACAS (İngilizce: Airborne Collision Avoidance System, Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleyici Sistem) ya da bilinen diğer adıyla TCAS (İngilizce: Traffic Alert and Collision Avoidance System, Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleyici Sistem), hava taşıtlarında transponder adı verilen bir çeşit tanımlama sistemini kullanarak pilotlara, diğer uçaklar ile çarpışmayı önlemek için "yüksel" veya "alçal" gibi ikazlar veren bir sistemdir.
Öne çıkan bilgilere göre, sistemin TCAS-1 ve TCAS-2 olarak iki tipi vardır. TCAS-1, sadece trafik yakınlaşma uyarısında bulunur, ne tarafa manevra yapılması gerektiğini belirtmez. TCAS-2 ise, uyarıda bulunduğu gibi önleme reaksiyonunun ne yöne olması gerektiğini de belirtir. Bunlardan sadece TCAS-2 ICAO standartlarını karşılamaktadır.
ACAS sistemin genel adı, TCAS ise cihazın adıdır. 2006 yılında ACAS sistemi, Havada Çarpışma Önleyici Sistemler adı altında ICAO literatürüne yerleşmiştir.